Plastik Piliç

Ben Ankara’da ODTÜ’de öğrenciydim. O dönemde daha İzmir Enternasyonel Fuarı Dışında Sanayi Fuarı Yok. Odalar birliği bir sergi düzenlemişti. Bu sergi için beni görevlendiriyor.

Piliç makinasi ise başlı başına bir hikaye…

Bir Almanya seyhati esnasında mutfak fırınlarına monte edilen ve fırına yerleştirilen piliçi çeviren bir motor görmüştü. Çok hoşuna gitti. Bunu alalım dedi. Adamın vitrininde teşhir maksadı ile duruyor. Üzerinde de bir plastik kızarmış piliç takılı. Adamlar satmak istemiyor. Bu teşhirdir satamayız diyorlar. Bana hadi ikna et sen bunları alırsın dedi bastırdık adamlar pes ettiler ve pahalı da olsa motor ve plastik pilici aldık.

 İçinde bir sürü küçük metal dişli olan zor bir üründü. Çok uğraştı yapmak için. “Bak Almanya’da herkes tavuk yiyor, Türkiye’de de böyle talep olacak,” dedi. Neyse çok problemli bir üretim ortaya çıktı. Tabii ki o günün Türkiye’sinde büyük zorluk. Azmetti Aurer diye Fransız lisanslı bir fırın üreticisi vardı İstanbul’da, onlara epey imalat yapıldı.

Bu plastik pilicin ayrı bir hikayesi de var. Aslından ayrıt edilemeyecek görünüşte idi. Ahbaplar Bornova’da hakim Abdullah beyler eve yemeğe davetliydiler. Pilici yassı bir tabağa yerleştirdi, üstünü yağladı ve etrafına salata vesaire yerleştirdi. Anneme masaya koydurttu.

Yemek başlarken hakime, “Az bir tavuk var kimseye yetmez sen hakimsin şunu adaletli paylaştırıver,” dedi. Adamcağız çatalla bastırıp çalışıp bıçağı sürtmeye çalıştıkça bizim plastik piliç direniyor ve salatalar masaya dökülüyor.

“Yahu ammada sert bir tavukmuş,” diye sitem edince kahkahalar koptu. Durum anlaşılınca adamcağız önce bozuldu sonra o da gülmeye başladı.

Babamın böyle muziplikleri çoktu. Sohbetlerde çoğunlukla dinler o hassas an gelince espriyi patlatırdı. Az konuşmasından dolayı ondan bunu beklemeyenler esprininde kalitesinden mest olurlardı.

O yemek akşamı annem merakları gidermek için tavuğu sabunla yıkadı salona getirdi ve plastik hayvan elden ele dolaştı. Vallahi o akşamımdır yoksa başka bir gün müdür hatırlamıyorum çekiştirirken bacağının biri koptu. Belki de hakim bey yaraladı falan, filan.

Dikkat edin bu emektar tavuğu teşhirde kullanmak için bana Ankara’ya gönderirken bu eksik bacağa işaret ediyor. “Malum ayağı yok ona bir ayak uydur,” diye talimat veriyor. Plastik tavuğa protez. Bu mektubu her okuduğumda da gülerim. Nur içinde yat sevgili babacığım.

-Deniz Taner

15/11/1972
Oğulum Deniz,

Sergi için luzumlu işleri iki kasa içinde dun sn Şen İzmir Anbarı ile Ankara’ya senin adresine gönderdik. Sen bunları anbardan alman lazım. Sana bir miktarda kasanın içinde buroşur gönderdik. Açılış için gelmeye çalışacağım. Fakat gelme ihtimalim zayıf. Açılışta sen bulunmaya çalış. Teşhir edilecek işler arasında piliç makinasınıda gönderdim (plastik pilicide dahil). Yanlız ayağı yok ona bir ayak uydur.

Advertisements